Üst Alt
  • Cevap yazabilmek için lütfen kayıt olun ya da giriş yapın. Foruma giriş yaparak veya kayıt olarak tüm özelliklere erişebilirsiniz.

Çocukların ‘Varol Abi’si Varol Yaşaroğlu: Biz Türkiye olarak süper takımız

Çocukların ‘Varol Abi’si Varol Yaşaroğlu: Biz Türkiye olarak süper takımız

DidemDidem doğrulanmış üyedir.

Moderasyon Member
Süper Moderatör
Katılım
13 Ara 2020
Mesajlar
3,473
Tepkime puanı
16
Cansu TopçuOluşturulma Tarihi: Mayıs 17, 2026 07:50Yarattığı çizgi karakterlerle binlerce çocuğun sevgisini kazandı. Dizilerden kitaplara ve filmlere kadar çok sayıda proje üretti. Şimdi yeni sinema filminin heyecanını yaşıyor. Üstelik bu sefer filmde kendisi de oynuyor! Çocukların ‘Varol Abi’si Varol Yaşaroğlu ile buluştuk; 22 Mayıs’ta vizyona girecek “Süper 1 Takım: Varol Abi’nin Çizgi Film Makinesi” filmini konuştuk.
Haberin Devamı◊ “Süper 1 Takım: Varol Abi’nin Çizgi Film Makinesi” filmiyle yeni bir serüvene başlıyorsunuz...- İsminin uzun olmasının nedeni, içinde gerçekten acayip karakterler barındırması. İlk defa kendi yarattığım karakterlerin arasında ben de rol alıyorum.◊ Filmde yer almaya nasıl karar verdiniz?- Ben imza günlerine çok gidiyorum. Hem ebeveynlerle hem de çocuklarla temas halindeyim. Ebeveynler beni imza günlerinde tanıyorlar. Çocuklar tabii kitaplardan çok iyi biliyor. Bizim inanılmaz derecede bir kitap satışımız var. 13 milyona ulaştı neredeyse. Şimdi o kitaplarda gördükleri Varol Abi’lerini beyazperdede izleyecekler.“Süper 1 Takım”, bizim “Kral Şakir”den sonra ikinci yükselen markamız. O da şu anda Cartoon Network’te yayınlanıyor ve gerçekten “Kral Şakir” kadar, hatta “Kral Şakir”den daha hızlı şekilde yükseliş trendinde. Öyle olunca filmini yapmaya karar verdik. Yarattığım karakterler arasında ben de olayım dedim ama bir yandan da dedim ki “Kral Şakir” karakterleri de eksik olmasın. Bu ilk yolculuklarında yeni kahramanları yalnız bırakmasınlar diye filmde “Kral Şakir” karakterlerine de yer verdik.Haberin Devamı
Fotoğraflar: Murat ŞAKABU FİLMİN BENZERİNİ DÜNYADA DA GÖRMEDİM◊ En popüler karakterler tek bir filmde buluştu o zaman...- Evet, yurtdışında da var ya; süper kahramanlar “Avengers”ı oluşturuyor, böyle bir güç birliği yapıyorlar. Biraz öyle bir film oldu. Bir de çok güçlü bir oyuncumuz var; Gece Işık Demirel. Acayip yetenekli bir oyuncu. Onunla çok güzel bir ikili olduk. İlginç bir film yani. Konu anlamında çok benzerini görmedim. Dünyada da böyle bir film görmedim. Çok güçlü bir mizah var. ‘Süper Kötüler’ var filmde, kahramanlarımızın onları yenmesi gerekiyor. Ama en sonunda yine bizim Kadriye “Anne terliği geliyor” diyor!◊ Geleneklerden kopmuyorsunuz...- Evet, zaten “Kral Şakir” filmlerinin özelliği o. Bu filmde de kültürel değerlerimizden çok faydalanıyoruz. Hatta filmde Kapadokya var, Göbeklitepe var, Bodrum Kalesi var.Haberin Devamı◊ Ne mesaj veriyorsunuz bu filmle?- “Kral Şakir”de nasıl ki sevgi ve aile çok ön planda, “Süper 1 Takım”da da isminden de anlaşılacağı üzere şu mesajı veriyoruz; Türkiye olarak koskocaman bir aileyiz ve süper bir takımız. Bu dayanışmaya çok ihtiyacımız var. Bence dünyada da buna çok ihtiyacımız var.ÇOCUK PROGRAMI YAPMAK İSTİYORUM◊ Kamera önü nasıl bir tecrübeydi?- Varol Abi olarak varım filmde. “Kendini oynamak daha mı kolay, daha mı zor?” diye soruyorlar. Aslında işin zor bir tarafı var. O senaryoya uymak durumundayım. Hem senaryoya uyup hem de kendin gibi olmak zor bir olay. Bütün kardeşlerim oyuncu. İki ablam devlet tiyatrosu oyuncusu. Benden 10 yaş küçük erkek kardeşim Bilkent Üniversitesi Tiyatro Bölümü’nü bitirdi. Bir de karikatür kökenli olduğum için; biz karikatüristler çizerken mimiklerimizi kullanırız. Gülen adam çizerken güleriz. İçselleştirmiş olabilirim. Çekimlerde rahattım.Haberin Devamı◊ Kamera önünde olacağınız başka projeler gelecek mi? - “Varol Abi’nin Çizgi Film Makinesi” diye bir çocuk programı yapmayı çok istiyorum. Gerçekten burada bir eksiklik var. Eskiden Barış Manço’lar vardı, Tolga Abi’ler (Gariboğlu) vardı. Sosyal medyadan gelen mesajlarda, gittiğim imza günlerinde şunu görüyorum; ‘Varol Abi’lerini bir rol model olarak görüyorlar. Yazmak, çizmek, üretmek üzerine bir program yapmayı, bunları aşılamayı çok isterim. Artık bir yapay zekâ dönemine girildi. Bilgi her yerde. Önemli olan bu bilgiyi nasıl yorumlayacağımız, nasıl yaratıcı fikirlerle hayata geçireceğimiz. Topluma ne kadar çok mesaj verebilirsem, hepimiz için o kadar iyi.Haberin Devamı◊ Programla ilgili attığınız somut bir adım var mı? - Görüşmeler yapıyoruz. Çocuklarla olmayı çok seviyorum. Onlarla enerjim çok iyi. Gelip sarılıyorlar, anne babaları şaşırıyor. “Daha önce kimseye sarıldığını görmedik” diyorlar. Ben de gerçekten o kadar içten sarılıyorum ki, çünkü çok güzel bir duygusal bağ kurulmuş aramızda. Çok mutlu oluyorum.NEŞEYE İHTİYACIMIZ VAR ◊ Fırsatınız olsa; yarattığınız karakterlerden hangisiyle bir gün geçirmek isterdiniz?

- Çok enteresan bir soru... Genelde “Hangisini seviyorsun?” diye soruyorlar, ben Fil Necati diyorum. Ama Fil Necati’yle bir gün geçirmek ister miydim, emin değilim gerçekten. Her yer kırılıp dökülüyor falan! Ama tüm sakarlıklarını göze alırdım açıkçası. O günümü neşeli geçirmek isterdim çünkü. Bence bizim neşeye ihtiyacımız var.Haberin DevamıBU FİLMİ HAYATINIZ BOYUNCA UNUTAMAYACAKSINIZ◊ Yeni filmi izlemek isteyen çocuklara ne mesaj vermek istersiniz?- 22 Mayıs’ta herkesi sinemaya bekliyorum. Gerçekten dolu dolu bir film geliyor. Varol Abi’lerini beyazperdede görsünler. Bakalım Varol Abi neler yapıyor; gözlerimden lazerler mi çıkarıyorum artık neler neler yapıyorum!◊ Sürprizli bir film geliyor o zaman.- Evet, gerçekten öyle. Bu filmi hayatları boyunca unutamayacaklarını düşünüyorum. Çünkü çok uğraştık. 3 seneye yakın bir hikâyesi var. İzlediklerinde çok mutlu olacaklar ve bir sonraki filmi sabırsızlıkla bekleyecekler, eminim.YETİŞKİNLERİN ANLAYAMADIĞI BİR EVRENDEYİM ◊ 20 sene önceki çocuk profiliyle şu anki çocuk profili bambaşka. Siz o aradaki bağı nasıl kurabiliyorsunuz? - Ben ve ekibim trendleri çok yakından takip ediyoruz. İçimizdeki o çocuk ruhunu da hiç kaybetmiyoruz. Ben şu anda yetişkinlerin dünyasına girdiğimde bazen yabancılık çekiyorum. Çocuklarla bir araya geldiğimde konuştuğumuz dili yetişkinlerin bile anlayamadığı bir evren içerisindeyim. O anlamda açıkçası hiç uzak kalmadık. Filmlerimizi izlediklerinde ya da kitaplarımızı okuduklarında kahkahalarla gülüyorlar.◊ Verdiğiniz bir röportajda “İlk 20 yıl para kazanmamayı göze aldım, kendimi buna inandırdım” demişsiniz...- Böyle mi demişim? Gerçekten de öyle oldu. Keşke demeseydim! (Gülüyor) Çok zorlu bir mücadele oldu. Biz bu sektörün ilk mücadele eden tarafıydık. Bundan sonrasında her şeyin daha kolay olacağını düşünüyorum. Çünkü yapay zekâ teknolojileriyle artık animasyon sektörü de çok farklı bir yere doğru evrilecek.◊ Olumlu anlamda mı?- Ben olumlu anlamda görüyorum. Buna karşı çıkanlar da var ama bence 2 sene sonra özellikle animasyon ve film sektörü tamamen ona geçmiş olacak.‘KRAL ŞAKİR’ BU KADAR SEVİLMESEYDİ PİYASADA VAR OLMAM MÜMKÜN DEĞİLDİ◊ “Kral Şakir” 23 ülkede gösterilmişti değil mi? - Evet. Aslında MENA bölgesinde 23 ülkede yayınlanıyordu. Ardından Rusya’da yayınlanmaya başladı. Şu sıralar yurtdışına dizileri ulaştıran bir şirketle anlaşmak üzereyiz. O zaman Avrupa, Amerika dahil birçok yere yayılma ihtimalimiz çok yüksek.◊ “Kral Şakir”in büyüsü ne sizce? - Türk halkıyla duygusal bağ kurmamız. Toplumun her kesimine, hiçbir ayrım gözetmeksizin bütün çocuklara hitap eden bir yapı oluştu. “Kral Şakir”i halk bu kadar sevmeseydi, benim piyasa şartlarında var olabilmem çok da mümkün olmazdı. Biz organik bir bağ kurduk. Bunu yakalayabilmek toplumun o DNA’sına ulaşabilmekle alakalı.7-8 YAŞIMA KADAR SOKAĞA ÇIKMADIM ◊ Sizin çocukluğunuz nasıldı?- Ben 7-8 yaşıma kadar sokağa çıkmadım. Evde iki ablam ve babamın yurtdışından getirdiği oyuncaklar vardı. Onları halının üzerine sererlerdi, böyle bir dünya kurar, hikâye anlatırlardı. Hayal gücüm orada beslendi. Ben genelde onları dinleyip, sonra odama çekilip karikatürler çizerdim.Sonradan çıkmaya başladım sokağa. Gece geç saatlere kadar saklambaç oynardık, futbol oynardık ama şunu biliyorum; yine dönüp dolaşıp geldiğim yer hep ev oldu. Hâlâ öyle. Bana hep “Sen sosyal bir tip gibi duruyorsun” derler. Bence daha içe dönük bir kişiliğe sahibim. Okulda çalışkan bir öğrenciydim, o özelliğim de değişmedi.◊ Peki çocuklarla yakaladığınız, yetişkinlerde olmayan duygu hangisi?- En önemlisi merak duygusu. Büyüdüğünüzde genelde bu merak duygusu kaybolur ve sıkıcı yetişkinlere dönüşürsünüz. O merak duygusu kaybolduysa, gözlerdeki yaşama sevinci de sönmüş anlamına geliyor. O çocuksu tavrımızı kaybetmemeliyiz.
Haberle ilgili daha fazlası:#Varol Yaşaroğlu#Süper 1 Takım#Çizgi Film

6a0949269119ed6aa5a4f8e4.jpg


Cansu TopçuOluşturulma Tarihi: Mayıs 17, 2026 07:50Yarattığı çizgi karakterlerle binlerce çocuğun sevgisini kazandı. Dizilerden kitaplara ve filmlere kadar çok sayıda proje üretti. Şimdi yeni sinema filminin heyecanını yaşıyor. Üstelik bu sefer filmde kendisi de oynuyor! Çocukların ‘Varol Abi’si Varol Yaşaroğlu ile buluştuk; 22 Mayıs’ta vizyona girecek “Süper 1 Takım: Varol Abi’nin Çizgi Film Makinesi” filmini konuştuk.
Haberin Devamı◊ “Süper 1 Takım: Varol Abi’nin Çizgi Film Makinesi” filmiyle yeni bir serüvene başlıyorsunuz...- İsminin uzun olmasının nedeni, içinde gerçekten acayip karakterler barındırması. İlk defa kendi yarattığım karakterlerin arasında ben de rol alıyorum.◊ Filmde yer almaya nasıl karar verdiniz?- Ben imza günlerine çok gidiyorum. Hem ebeveynlerle hem de çocuklarla temas halindeyim. Ebeveynler beni imza günlerinde tanıyorlar. Çocuklar tabii kitaplardan çok iyi biliyor. Bizim inanılmaz derecede bir kitap satışımız var. 13 milyona ulaştı neredeyse. Şimdi o kitaplarda gördükleri Varol Abi’lerini beyazperdede izleyecekler.“Süper 1 Takım”, bizim “Kral Şakir”den sonra ikinci yükselen markamız. O da şu anda Cartoon Network’te yayınlanıyor ve gerçekten “Kral Şakir” kadar, hatta “Kral Şakir”den daha hızlı şekilde yükseliş trendinde. Öyle olunca filmini yapmaya karar verdik. Yarattığım karakterler arasında ben de olayım dedim ama bir yandan da dedim ki “Kral Şakir” karakterleri de eksik olmasın. Bu ilk yolculuklarında yeni kahramanları yalnız bırakmasınlar diye filmde “Kral Şakir” karakterlerine de yer verdik.Haberin Devamı
Fotoğraflar: Murat ŞAKABU FİLMİN BENZERİNİ DÜNYADA DA GÖRMEDİM◊ En popüler karakterler tek bir filmde buluştu o zaman...- Evet, yurtdışında da var ya; süper kahramanlar “Avengers”ı oluşturuyor, böyle bir güç birliği yapıyorlar. Biraz öyle bir film oldu. Bir de çok güçlü bir oyuncumuz var; Gece Işık Demirel. Acayip yetenekli bir oyuncu. Onunla çok güzel bir ikili olduk. İlginç bir film yani. Konu anlamında çok benzerini görmedim. Dünyada da böyle bir film görmedim. Çok güçlü bir mizah var. ‘Süper Kötüler’ var filmde, kahramanlarımızın onları yenmesi gerekiyor. Ama en sonunda yine bizim Kadriye “Anne terliği geliyor” diyor!◊ Geleneklerden kopmuyorsunuz...- Evet, zaten “Kral Şakir” filmlerinin özelliği o. Bu filmde de kültürel değerlerimizden çok faydalanıyoruz. Hatta filmde Kapadokya var, Göbeklitepe var, Bodrum Kalesi var.Haberin Devamı◊ Ne mesaj veriyorsunuz bu filmle?- “Kral Şakir”de nasıl ki sevgi ve aile çok ön planda, “Süper 1 Takım”da da isminden de anlaşılacağı üzere şu mesajı veriyoruz; Türkiye olarak koskocaman bir aileyiz ve süper bir takımız. Bu dayanışmaya çok ihtiyacımız var. Bence dünyada da buna çok ihtiyacımız var.ÇOCUK PROGRAMI YAPMAK İSTİYORUM◊ Kamera önü nasıl bir tecrübeydi?- Varol Abi olarak varım filmde. “Kendini oynamak daha mı kolay, daha mı zor?” diye soruyorlar. Aslında işin zor bir tarafı var. O senaryoya uymak durumundayım. Hem senaryoya uyup hem de kendin gibi olmak zor bir olay. Bütün kardeşlerim oyuncu. İki ablam devlet tiyatrosu oyuncusu. Benden 10 yaş küçük erkek kardeşim Bilkent Üniversitesi Tiyatro Bölümü’nü bitirdi. Bir de karikatür kökenli olduğum için; biz karikatüristler çizerken mimiklerimizi kullanırız. Gülen adam çizerken güleriz. İçselleştirmiş olabilirim. Çekimlerde rahattım.Haberin Devamı◊ Kamera önünde olacağınız başka projeler gelecek mi? - “Varol Abi’nin Çizgi Film Makinesi” diye bir çocuk programı yapmayı çok istiyorum. Gerçekten burada bir eksiklik var. Eskiden Barış Manço’lar vardı, Tolga Abi’ler (Gariboğlu) vardı. Sosyal medyadan gelen mesajlarda, gittiğim imza günlerinde şunu görüyorum; ‘Varol Abi’lerini bir rol model olarak görüyorlar. Yazmak, çizmek, üretmek üzerine bir program yapmayı, bunları aşılamayı çok isterim. Artık bir yapay zekâ dönemine girildi. Bilgi her yerde. Önemli olan bu bilgiyi nasıl yorumlayacağımız, nasıl yaratıcı fikirlerle hayata geçireceğimiz. Topluma ne kadar çok mesaj verebilirsem, hepimiz için o kadar iyi.Haberin Devamı◊ Programla ilgili attığınız somut bir adım var mı? - Görüşmeler yapıyoruz. Çocuklarla olmayı çok seviyorum. Onlarla enerjim çok iyi. Gelip sarılıyorlar, anne babaları şaşırıyor. “Daha önce kimseye sarıldığını görmedik” diyorlar. Ben de gerçekten o kadar içten sarılıyorum ki, çünkü çok güzel bir duygusal bağ kurulmuş aramızda. Çok mutlu oluyorum.NEŞEYE İHTİYACIMIZ VAR ◊ Fırsatınız olsa; yarattığınız karakterlerden hangisiyle bir gün geçirmek isterdiniz?

- Çok enteresan bir soru... Genelde “Hangisini seviyorsun?” diye soruyorlar, ben Fil Necati diyorum. Ama Fil Necati’yle bir gün geçirmek ister miydim, emin değilim gerçekten. Her yer kırılıp dökülüyor falan! Ama tüm sakarlıklarını göze alırdım açıkçası. O günümü neşeli geçirmek isterdim çünkü. Bence bizim neşeye ihtiyacımız var.Haberin DevamıBU FİLMİ HAYATINIZ BOYUNCA UNUTAMAYACAKSINIZ◊ Yeni filmi izlemek isteyen çocuklara ne mesaj vermek istersiniz?- 22 Mayıs’ta herkesi sinemaya bekliyorum. Gerçekten dolu dolu bir film geliyor. Varol Abi’lerini beyazperdede görsünler. Bakalım Varol Abi neler yapıyor; gözlerimden lazerler mi çıkarıyorum artık neler neler yapıyorum!◊ Sürprizli bir film geliyor o zaman.- Evet, gerçekten öyle. Bu filmi hayatları boyunca unutamayacaklarını düşünüyorum. Çünkü çok uğraştık. 3 seneye yakın bir hikâyesi var. İzlediklerinde çok mutlu olacaklar ve bir sonraki filmi sabırsızlıkla bekleyecekler, eminim.YETİŞKİNLERİN ANLAYAMADIĞI BİR EVRENDEYİM ◊ 20 sene önceki çocuk profiliyle şu anki çocuk profili bambaşka. Siz o aradaki bağı nasıl kurabiliyorsunuz? - Ben ve ekibim trendleri çok yakından takip ediyoruz. İçimizdeki o çocuk ruhunu da hiç kaybetmiyoruz. Ben şu anda yetişkinlerin dünyasına girdiğimde bazen yabancılık çekiyorum. Çocuklarla bir araya geldiğimde konuştuğumuz dili yetişkinlerin bile anlayamadığı bir evren içerisindeyim. O anlamda açıkçası hiç uzak kalmadık. Filmlerimizi izlediklerinde ya da kitaplarımızı okuduklarında kahkahalarla gülüyorlar.◊ Verdiğiniz bir röportajda “İlk 20 yıl para kazanmamayı göze aldım, kendimi buna inandırdım” demişsiniz...- Böyle mi demişim? Gerçekten de öyle oldu. Keşke demeseydim! (Gülüyor) Çok zorlu bir mücadele oldu. Biz bu sektörün ilk mücadele eden tarafıydık. Bundan sonrasında her şeyin daha kolay olacağını düşünüyorum. Çünkü yapay zekâ teknolojileriyle artık animasyon sektörü de çok farklı bir yere doğru evrilecek.◊ Olumlu anlamda mı?- Ben olumlu anlamda görüyorum. Buna karşı çıkanlar da var ama bence 2 sene sonra özellikle animasyon ve film sektörü tamamen ona geçmiş olacak.‘KRAL ŞAKİR’ BU KADAR SEVİLMESEYDİ PİYASADA VAR OLMAM MÜMKÜN DEĞİLDİ◊ “Kral Şakir” 23 ülkede gösterilmişti değil mi? - Evet. Aslında MENA bölgesinde 23 ülkede yayınlanıyordu. Ardından Rusya’da yayınlanmaya başladı. Şu sıralar yurtdışına dizileri ulaştıran bir şirketle anlaşmak üzereyiz. O zaman Avrupa, Amerika dahil birçok yere yayılma ihtimalimiz çok yüksek.◊ “Kral Şakir”in büyüsü ne sizce? - Türk halkıyla duygusal bağ kurmamız. Toplumun her kesimine, hiçbir ayrım gözetmeksizin bütün çocuklara hitap eden bir yapı oluştu. “Kral Şakir”i halk bu kadar sevmeseydi, benim piyasa şartlarında var olabilmem çok da mümkün olmazdı. Biz organik bir bağ kurduk. Bunu yakalayabilmek toplumun o DNA’sına ulaşabilmekle alakalı.7-8 YAŞIMA KADAR SOKAĞA ÇIKMADIM ◊ Sizin çocukluğunuz nasıldı?- Ben 7-8 yaşıma kadar sokağa çıkmadım. Evde iki ablam ve babamın yurtdışından getirdiği oyuncaklar vardı. Onları halının üzerine sererlerdi, böyle bir dünya kurar, hikâye anlatırlardı. Hayal gücüm orada beslendi. Ben genelde onları dinleyip, sonra odama çekilip karikatürler çizerdim.Sonradan çıkmaya başladım sokağa. Gece geç saatlere kadar saklambaç oynardık, futbol oynardık ama şunu biliyorum; yine dönüp dolaşıp geldiğim yer hep ev oldu. Hâlâ öyle. Bana hep “Sen sosyal bir tip gibi duruyorsun” derler. Bence daha içe dönük bir kişiliğe sahibim. Okulda çalışkan bir öğrenciydim, o özelliğim de değişmedi.◊ Peki çocuklarla yakaladığınız, yetişkinlerde olmayan duygu hangisi?- En önemlisi merak duygusu. Büyüdüğünüzde genelde bu merak duygusu kaybolur ve sıkıcı yetişkinlere dönüşürsünüz. O merak duygusu kaybolduysa, gözlerdeki yaşama sevinci de sönmüş anlamına geliyor. O çocuksu tavrımızı kaybetmemeliyiz.
Haberle ilgili daha fazlası:#Varol Yaşaroğlu#Süper 1 Takım#Çizgi Film

6613a8db3f75150bab8f5aea.jpg


Cansu TopçuOluşturulma Tarihi: Mayıs 17, 2026 07:50Yarattığı çizgi karakterlerle binlerce çocuğun sevgisini kazandı. Dizilerden kitaplara ve filmlere kadar çok sayıda proje üretti. Şimdi yeni sinema filminin heyecanını yaşıyor. Üstelik bu sefer filmde kendisi de oynuyor! Çocukların ‘Varol Abi’si Varol Yaşaroğlu ile buluştuk; 22 Mayıs’ta vizyona girecek “Süper 1 Takım: Varol Abi’nin Çizgi Film Makinesi” filmini konuştuk.
Haberin Devamı◊ “Süper 1 Takım: Varol Abi’nin Çizgi Film Makinesi” filmiyle yeni bir serüvene başlıyorsunuz...- İsminin uzun olmasının nedeni, içinde gerçekten acayip karakterler barındırması. İlk defa kendi yarattığım karakterlerin arasında ben de rol alıyorum.◊ Filmde yer almaya nasıl karar verdiniz?- Ben imza günlerine çok gidiyorum. Hem ebeveynlerle hem de çocuklarla temas halindeyim. Ebeveynler beni imza günlerinde tanıyorlar. Çocuklar tabii kitaplardan çok iyi biliyor. Bizim inanılmaz derecede bir kitap satışımız var. 13 milyona ulaştı neredeyse. Şimdi o kitaplarda gördükleri Varol Abi’lerini beyazperdede izleyecekler.“Süper 1 Takım”, bizim “Kral Şakir”den sonra ikinci yükselen markamız. O da şu anda Cartoon Network’te yayınlanıyor ve gerçekten “Kral Şakir” kadar, hatta “Kral Şakir”den daha hızlı şekilde yükseliş trendinde. Öyle olunca filmini yapmaya karar verdik. Yarattığım karakterler arasında ben de olayım dedim ama bir yandan da dedim ki “Kral Şakir” karakterleri de eksik olmasın. Bu ilk yolculuklarında yeni kahramanları yalnız bırakmasınlar diye filmde “Kral Şakir” karakterlerine de yer verdik.Haberin Devamı
Fotoğraflar: Murat ŞAKABU FİLMİN BENZERİNİ DÜNYADA DA GÖRMEDİM◊ En popüler karakterler tek bir filmde buluştu o zaman...- Evet, yurtdışında da var ya; süper kahramanlar “Avengers”ı oluşturuyor, böyle bir güç birliği yapıyorlar. Biraz öyle bir film oldu. Bir de çok güçlü bir oyuncumuz var; Gece Işık Demirel. Acayip yetenekli bir oyuncu. Onunla çok güzel bir ikili olduk. İlginç bir film yani. Konu anlamında çok benzerini görmedim. Dünyada da böyle bir film görmedim. Çok güçlü bir mizah var. ‘Süper Kötüler’ var filmde, kahramanlarımızın onları yenmesi gerekiyor. Ama en sonunda yine bizim Kadriye “Anne terliği geliyor” diyor!◊ Geleneklerden kopmuyorsunuz...- Evet, zaten “Kral Şakir” filmlerinin özelliği o. Bu filmde de kültürel değerlerimizden çok faydalanıyoruz. Hatta filmde Kapadokya var, Göbeklitepe var, Bodrum Kalesi var.Haberin Devamı◊ Ne mesaj veriyorsunuz bu filmle?- “Kral Şakir”de nasıl ki sevgi ve aile çok ön planda, “Süper 1 Takım”da da isminden de anlaşılacağı üzere şu mesajı veriyoruz; Türkiye olarak koskocaman bir aileyiz ve süper bir takımız. Bu dayanışmaya çok ihtiyacımız var. Bence dünyada da buna çok ihtiyacımız var.ÇOCUK PROGRAMI YAPMAK İSTİYORUM◊ Kamera önü nasıl bir tecrübeydi?- Varol Abi olarak varım filmde. “Kendini oynamak daha mı kolay, daha mı zor?” diye soruyorlar. Aslında işin zor bir tarafı var. O senaryoya uymak durumundayım. Hem senaryoya uyup hem de kendin gibi olmak zor bir olay. Bütün kardeşlerim oyuncu. İki ablam devlet tiyatrosu oyuncusu. Benden 10 yaş küçük erkek kardeşim Bilkent Üniversitesi Tiyatro Bölümü’nü bitirdi. Bir de karikatür kökenli olduğum için; biz karikatüristler çizerken mimiklerimizi kullanırız. Gülen adam çizerken güleriz. İçselleştirmiş olabilirim. Çekimlerde rahattım.Haberin Devamı◊ Kamera önünde olacağınız başka projeler gelecek mi? - “Varol Abi’nin Çizgi Film Makinesi” diye bir çocuk programı yapmayı çok istiyorum. Gerçekten burada bir eksiklik var. Eskiden Barış Manço’lar vardı, Tolga Abi’ler (Gariboğlu) vardı. Sosyal medyadan gelen mesajlarda, gittiğim imza günlerinde şunu görüyorum; ‘Varol Abi’lerini bir rol model olarak görüyorlar. Yazmak, çizmek, üretmek üzerine bir program yapmayı, bunları aşılamayı çok isterim. Artık bir yapay zekâ dönemine girildi. Bilgi her yerde. Önemli olan bu bilgiyi nasıl yorumlayacağımız, nasıl yaratıcı fikirlerle hayata geçireceğimiz. Topluma ne kadar çok mesaj verebilirsem, hepimiz için o kadar iyi.Haberin Devamı◊ Programla ilgili attığınız somut bir adım var mı? - Görüşmeler yapıyoruz. Çocuklarla olmayı çok seviyorum. Onlarla enerjim çok iyi. Gelip sarılıyorlar, anne babaları şaşırıyor. “Daha önce kimseye sarıldığını görmedik” diyorlar. Ben de gerçekten o kadar içten sarılıyorum ki, çünkü çok güzel bir duygusal bağ kurulmuş aramızda. Çok mutlu oluyorum.NEŞEYE İHTİYACIMIZ VAR ◊ Fırsatınız olsa; yarattığınız karakterlerden hangisiyle bir gün geçirmek isterdiniz?

- Çok enteresan bir soru... Genelde “Hangisini seviyorsun?” diye soruyorlar, ben Fil Necati diyorum. Ama Fil Necati’yle bir gün geçirmek ister miydim, emin değilim gerçekten. Her yer kırılıp dökülüyor falan! Ama tüm sakarlıklarını göze alırdım açıkçası. O günümü neşeli geçirmek isterdim çünkü. Bence bizim neşeye ihtiyacımız var.Haberin DevamıBU FİLMİ HAYATINIZ BOYUNCA UNUTAMAYACAKSINIZ◊ Yeni filmi izlemek isteyen çocuklara ne mesaj vermek istersiniz?- 22 Mayıs’ta herkesi sinemaya bekliyorum. Gerçekten dolu dolu bir film geliyor. Varol Abi’lerini beyazperdede görsünler. Bakalım Varol Abi neler yapıyor; gözlerimden lazerler mi çıkarıyorum artık neler neler yapıyorum!◊ Sürprizli bir film geliyor o zaman.- Evet, gerçekten öyle. Bu filmi hayatları boyunca unutamayacaklarını düşünüyorum. Çünkü çok uğraştık. 3 seneye yakın bir hikâyesi var. İzlediklerinde çok mutlu olacaklar ve bir sonraki filmi sabırsızlıkla bekleyecekler, eminim.YETİŞKİNLERİN ANLAYAMADIĞI BİR EVRENDEYİM ◊ 20 sene önceki çocuk profiliyle şu anki çocuk profili bambaşka. Siz o aradaki bağı nasıl kurabiliyorsunuz? - Ben ve ekibim trendleri çok yakından takip ediyoruz. İçimizdeki o çocuk ruhunu da hiç kaybetmiyoruz. Ben şu anda yetişkinlerin dünyasına girdiğimde bazen yabancılık çekiyorum. Çocuklarla bir araya geldiğimde konuştuğumuz dili yetişkinlerin bile anlayamadığı bir evren içerisindeyim. O anlamda açıkçası hiç uzak kalmadık. Filmlerimizi izlediklerinde ya da kitaplarımızı okuduklarında kahkahalarla gülüyorlar.◊ Verdiğiniz bir röportajda “İlk 20 yıl para kazanmamayı göze aldım, kendimi buna inandırdım” demişsiniz...- Böyle mi demişim? Gerçekten de öyle oldu. Keşke demeseydim! (Gülüyor) Çok zorlu bir mücadele oldu. Biz bu sektörün ilk mücadele eden tarafıydık. Bundan sonrasında her şeyin daha kolay olacağını düşünüyorum. Çünkü yapay zekâ teknolojileriyle artık animasyon sektörü de çok farklı bir yere doğru evrilecek.◊ Olumlu anlamda mı?- Ben olumlu anlamda görüyorum. Buna karşı çıkanlar da var ama bence 2 sene sonra özellikle animasyon ve film sektörü tamamen ona geçmiş olacak.‘KRAL ŞAKİR’ BU KADAR SEVİLMESEYDİ PİYASADA VAR OLMAM MÜMKÜN DEĞİLDİ◊ “Kral Şakir” 23 ülkede gösterilmişti değil mi? - Evet. Aslında MENA bölgesinde 23 ülkede yayınlanıyordu. Ardından Rusya’da yayınlanmaya başladı. Şu sıralar yurtdışına dizileri ulaştıran bir şirketle anlaşmak üzereyiz. O zaman Avrupa, Amerika dahil birçok yere yayılma ihtimalimiz çok yüksek.◊ “Kral Şakir”in büyüsü ne sizce? - Türk halkıyla duygusal bağ kurmamız. Toplumun her kesimine, hiçbir ayrım gözetmeksizin bütün çocuklara hitap eden bir yapı oluştu. “Kral Şakir”i halk bu kadar sevmeseydi, benim piyasa şartlarında var olabilmem çok da mümkün olmazdı. Biz organik bir bağ kurduk. Bunu yakalayabilmek toplumun o DNA’sına ulaşabilmekle alakalı.7-8 YAŞIMA KADAR SOKAĞA ÇIKMADIM ◊ Sizin çocukluğunuz nasıldı?- Ben 7-8 yaşıma kadar sokağa çıkmadım. Evde iki ablam ve babamın yurtdışından getirdiği oyuncaklar vardı. Onları halının üzerine sererlerdi, böyle bir dünya kurar, hikâye anlatırlardı. Hayal gücüm orada beslendi. Ben genelde onları dinleyip, sonra odama çekilip karikatürler çizerdim.Sonradan çıkmaya başladım sokağa. Gece geç saatlere kadar saklambaç oynardık, futbol oynardık ama şunu biliyorum; yine dönüp dolaşıp geldiğim yer hep ev oldu. Hâlâ öyle. Bana hep “Sen sosyal bir tip gibi duruyorsun” derler. Bence daha içe dönük bir kişiliğe sahibim. Okulda çalışkan bir öğrenciydim, o özelliğim de değişmedi.◊ Peki çocuklarla yakaladığınız, yetişkinlerde olmayan duygu hangisi?- En önemlisi merak duygusu. Büyüdüğünüzde genelde bu merak duygusu kaybolur ve sıkıcı yetişkinlere dönüşürsünüz. O merak duygusu kaybolduysa, gözlerdeki yaşama sevinci de sönmüş anlamına geliyor. O çocuksu tavrımızı kaybetmemeliyiz.
Haberle ilgili daha fazlası:#Varol Yaşaroğlu#Süper 1 Takım#Çizgi Film

6a09474b9119ed6aa5a4f8d8.jpg


Cansu TopçuOluşturulma Tarihi: Mayıs 17, 2026 07:50Yarattığı çizgi karakterlerle binlerce çocuğun sevgisini kazandı. Dizilerden kitaplara ve filmlere kadar çok sayıda proje üretti. Şimdi yeni sinema filminin heyecanını yaşıyor. Üstelik bu sefer filmde kendisi de oynuyor! Çocukların ‘Varol Abi’si Varol Yaşaroğlu ile buluştuk; 22 Mayıs’ta vizyona girecek “Süper 1 Takım: Varol Abi’nin Çizgi Film Makinesi” filmini konuştuk.
Haberin Devamı◊ “Süper 1 Takım: Varol Abi’nin Çizgi Film Makinesi” filmiyle yeni bir serüvene başlıyorsunuz...- İsminin uzun olmasının nedeni, içinde gerçekten acayip karakterler barındırması. İlk defa kendi yarattığım karakterlerin arasında ben de rol alıyorum.◊ Filmde yer almaya nasıl karar verdiniz?- Ben imza günlerine çok gidiyorum. Hem ebeveynlerle hem de çocuklarla temas halindeyim. Ebeveynler beni imza günlerinde tanıyorlar. Çocuklar tabii kitaplardan çok iyi biliyor. Bizim inanılmaz derecede bir kitap satışımız var. 13 milyona ulaştı neredeyse. Şimdi o kitaplarda gördükleri Varol Abi’lerini beyazperdede izleyecekler.“Süper 1 Takım”, bizim “Kral Şakir”den sonra ikinci yükselen markamız. O da şu anda Cartoon Network’te yayınlanıyor ve gerçekten “Kral Şakir” kadar, hatta “Kral Şakir”den daha hızlı şekilde yükseliş trendinde. Öyle olunca filmini yapmaya karar verdik. Yarattığım karakterler arasında ben de olayım dedim ama bir yandan da dedim ki “Kral Şakir” karakterleri de eksik olmasın. Bu ilk yolculuklarında yeni kahramanları yalnız bırakmasınlar diye filmde “Kral Şakir” karakterlerine de yer verdik.Haberin Devamı
Fotoğraflar: Murat ŞAKABU FİLMİN BENZERİNİ DÜNYADA DA GÖRMEDİM◊ En popüler karakterler tek bir filmde buluştu o zaman...- Evet, yurtdışında da var ya; süper kahramanlar “Avengers”ı oluşturuyor, böyle bir güç birliği yapıyorlar. Biraz öyle bir film oldu. Bir de çok güçlü bir oyuncumuz var; Gece Işık Demirel. Acayip yetenekli bir oyuncu. Onunla çok güzel bir ikili olduk. İlginç bir film yani. Konu anlamında çok benzerini görmedim. Dünyada da böyle bir film görmedim. Çok güçlü bir mizah var. ‘Süper Kötüler’ var filmde, kahramanlarımızın onları yenmesi gerekiyor. Ama en sonunda yine bizim Kadriye “Anne terliği geliyor” diyor!◊ Geleneklerden kopmuyorsunuz...- Evet, zaten “Kral Şakir” filmlerinin özelliği o. Bu filmde de kültürel değerlerimizden çok faydalanıyoruz. Hatta filmde Kapadokya var, Göbeklitepe var, Bodrum Kalesi var.Haberin Devamı◊ Ne mesaj veriyorsunuz bu filmle?- “Kral Şakir”de nasıl ki sevgi ve aile çok ön planda, “Süper 1 Takım”da da isminden de anlaşılacağı üzere şu mesajı veriyoruz; Türkiye olarak koskocaman bir aileyiz ve süper bir takımız. Bu dayanışmaya çok ihtiyacımız var. Bence dünyada da buna çok ihtiyacımız var.ÇOCUK PROGRAMI YAPMAK İSTİYORUM◊ Kamera önü nasıl bir tecrübeydi?- Varol Abi olarak varım filmde. “Kendini oynamak daha mı kolay, daha mı zor?” diye soruyorlar. Aslında işin zor bir tarafı var. O senaryoya uymak durumundayım. Hem senaryoya uyup hem de kendin gibi olmak zor bir olay. Bütün kardeşlerim oyuncu. İki ablam devlet tiyatrosu oyuncusu. Benden 10 yaş küçük erkek kardeşim Bilkent Üniversitesi Tiyatro Bölümü’nü bitirdi. Bir de karikatür kökenli olduğum için; biz karikatüristler çizerken mimiklerimizi kullanırız. Gülen adam çizerken güleriz. İçselleştirmiş olabilirim. Çekimlerde rahattım.Haberin Devamı◊ Kamera önünde olacağınız başka projeler gelecek mi? - “Varol Abi’nin Çizgi Film Makinesi” diye bir çocuk programı yapmayı çok istiyorum. Gerçekten burada bir eksiklik var. Eskiden Barış Manço’lar vardı, Tolga Abi’ler (Gariboğlu) vardı. Sosyal medyadan gelen mesajlarda, gittiğim imza günlerinde şunu görüyorum; ‘Varol Abi’lerini bir rol model olarak görüyorlar. Yazmak, çizmek, üretmek üzerine bir program yapmayı, bunları aşılamayı çok isterim. Artık bir yapay zekâ dönemine girildi. Bilgi her yerde. Önemli olan bu bilgiyi nasıl yorumlayacağımız, nasıl yaratıcı fikirlerle hayata geçireceğimiz. Topluma ne kadar çok mesaj verebilirsem, hepimiz için o kadar iyi.Haberin Devamı◊ Programla ilgili attığınız somut bir adım var mı? - Görüşmeler yapıyoruz. Çocuklarla olmayı çok seviyorum. Onlarla enerjim çok iyi. Gelip sarılıyorlar, anne babaları şaşırıyor. “Daha önce kimseye sarıldığını görmedik” diyorlar. Ben de gerçekten o kadar içten sarılıyorum ki, çünkü çok güzel bir duygusal bağ kurulmuş aramızda. Çok mutlu oluyorum.NEŞEYE İHTİYACIMIZ VAR ◊ Fırsatınız olsa; yarattığınız karakterlerden hangisiyle bir gün geçirmek isterdiniz?

- Çok enteresan bir soru... Genelde “Hangisini seviyorsun?” diye soruyorlar, ben Fil Necati diyorum. Ama Fil Necati’yle bir gün geçirmek ister miydim, emin değilim gerçekten. Her yer kırılıp dökülüyor falan! Ama tüm sakarlıklarını göze alırdım açıkçası. O günümü neşeli geçirmek isterdim çünkü. Bence bizim neşeye ihtiyacımız var.Haberin DevamıBU FİLMİ HAYATINIZ BOYUNCA UNUTAMAYACAKSINIZ◊ Yeni filmi izlemek isteyen çocuklara ne mesaj vermek istersiniz?- 22 Mayıs’ta herkesi sinemaya bekliyorum. Gerçekten dolu dolu bir film geliyor. Varol Abi’lerini beyazperdede görsünler. Bakalım Varol Abi neler yapıyor; gözlerimden lazerler mi çıkarıyorum artık neler neler yapıyorum!◊ Sürprizli bir film geliyor o zaman.- Evet, gerçekten öyle. Bu filmi hayatları boyunca unutamayacaklarını düşünüyorum. Çünkü çok uğraştık. 3 seneye yakın bir hikâyesi var. İzlediklerinde çok mutlu olacaklar ve bir sonraki filmi sabırsızlıkla bekleyecekler, eminim.YETİŞKİNLERİN ANLAYAMADIĞI BİR EVRENDEYİM ◊ 20 sene önceki çocuk profiliyle şu anki çocuk profili bambaşka. Siz o aradaki bağı nasıl kurabiliyorsunuz? - Ben ve ekibim trendleri çok yakından takip ediyoruz. İçimizdeki o çocuk ruhunu da hiç kaybetmiyoruz. Ben şu anda yetişkinlerin dünyasına girdiğimde bazen yabancılık çekiyorum. Çocuklarla bir araya geldiğimde konuştuğumuz dili yetişkinlerin bile anlayamadığı bir evren içerisindeyim. O anlamda açıkçası hiç uzak kalmadık. Filmlerimizi izlediklerinde ya da kitaplarımızı okuduklarında kahkahalarla gülüyorlar.◊ Verdiğiniz bir röportajda “İlk 20 yıl para kazanmamayı göze aldım, kendimi buna inandırdım” demişsiniz...- Böyle mi demişim? Gerçekten de öyle oldu. Keşke demeseydim! (Gülüyor) Çok zorlu bir mücadele oldu. Biz bu sektörün ilk mücadele eden tarafıydık. Bundan sonrasında her şeyin daha kolay olacağını düşünüyorum. Çünkü yapay zekâ teknolojileriyle artık animasyon sektörü de çok farklı bir yere doğru evrilecek.◊ Olumlu anlamda mı?- Ben olumlu anlamda görüyorum. Buna karşı çıkanlar da var ama bence 2 sene sonra özellikle animasyon ve film sektörü tamamen ona geçmiş olacak.‘KRAL ŞAKİR’ BU KADAR SEVİLMESEYDİ PİYASADA VAR OLMAM MÜMKÜN DEĞİLDİ◊ “Kral Şakir” 23 ülkede gösterilmişti değil mi? - Evet. Aslında MENA bölgesinde 23 ülkede yayınlanıyordu. Ardından Rusya’da yayınlanmaya başladı. Şu sıralar yurtdışına dizileri ulaştıran bir şirketle anlaşmak üzereyiz. O zaman Avrupa, Amerika dahil birçok yere yayılma ihtimalimiz çok yüksek.◊ “Kral Şakir”in büyüsü ne sizce? - Türk halkıyla duygusal bağ kurmamız. Toplumun her kesimine, hiçbir ayrım gözetmeksizin bütün çocuklara hitap eden bir yapı oluştu. “Kral Şakir”i halk bu kadar sevmeseydi, benim piyasa şartlarında var olabilmem çok da mümkün olmazdı. Biz organik bir bağ kurduk. Bunu yakalayabilmek toplumun o DNA’sına ulaşabilmekle alakalı.7-8 YAŞIMA KADAR SOKAĞA ÇIKMADIM ◊ Sizin çocukluğunuz nasıldı?- Ben 7-8 yaşıma kadar sokağa çıkmadım. Evde iki ablam ve babamın yurtdışından getirdiği oyuncaklar vardı. Onları halının üzerine sererlerdi, böyle bir dünya kurar, hikâye anlatırlardı. Hayal gücüm orada beslendi. Ben genelde onları dinleyip, sonra odama çekilip karikatürler çizerdim.Sonradan çıkmaya başladım sokağa. Gece geç saatlere kadar saklambaç oynardık, futbol oynardık ama şunu biliyorum; yine dönüp dolaşıp geldiğim yer hep ev oldu. Hâlâ öyle. Bana hep “Sen sosyal bir tip gibi duruyorsun” derler. Bence daha içe dönük bir kişiliğe sahibim. Okulda çalışkan bir öğrenciydim, o özelliğim de değişmedi.◊ Peki çocuklarla yakaladığınız, yetişkinlerde olmayan duygu hangisi?- En önemlisi merak duygusu. Büyüdüğünüzde genelde bu merak duygusu kaybolur ve sıkıcı yetişkinlere dönüşürsünüz. O merak duygusu kaybolduysa, gözlerdeki yaşama sevinci de sönmüş anlamına geliyor. O çocuksu tavrımızı kaybetmemeliyiz.
Haberle ilgili daha fazlası:#Varol Yaşaroğlu#Süper 1 Takım#Çizgi Film

6a09474b9119ed6aa5a4f8da.jpg


Cansu TopçuOluşturulma Tarihi: Mayıs 17, 2026 07:50Yarattığı çizgi karakterlerle binlerce çocuğun sevgisini kazandı. Dizilerden kitaplara ve filmlere kadar çok sayıda proje üretti. Şimdi yeni sinema filminin heyecanını yaşıyor. Üstelik bu sefer filmde kendisi de oynuyor! Çocukların ‘Varol Abi’si Varol Yaşaroğlu ile buluştuk; 22 Mayıs’ta vizyona girecek “Süper 1 Takım: Varol Abi’nin Çizgi Film Makinesi” filmini konuştuk.
Haberin Devamı◊ “Süper 1 Takım: Varol Abi’nin Çizgi Film Makinesi” filmiyle yeni bir serüvene başlıyorsunuz...- İsminin uzun olmasının nedeni, içinde gerçekten acayip karakterler barındırması. İlk defa kendi yarattığım karakterlerin arasında ben de rol alıyorum.◊ Filmde yer almaya nasıl karar verdiniz?- Ben imza günlerine çok gidiyorum. Hem ebeveynlerle hem de çocuklarla temas halindeyim. Ebeveynler beni imza günlerinde tanıyorlar. Çocuklar tabii kitaplardan çok iyi biliyor. Bizim inanılmaz derecede bir kitap satışımız var. 13 milyona ulaştı neredeyse. Şimdi o kitaplarda gördükleri Varol Abi’lerini beyazperdede izleyecekler.“Süper 1 Takım”, bizim “Kral Şakir”den sonra ikinci yükselen markamız. O da şu anda Cartoon Network’te yayınlanıyor ve gerçekten “Kral Şakir” kadar, hatta “Kral Şakir”den daha hızlı şekilde yükseliş trendinde. Öyle olunca filmini yapmaya karar verdik. Yarattığım karakterler arasında ben de olayım dedim ama bir yandan da dedim ki “Kral Şakir” karakterleri de eksik olmasın. Bu ilk yolculuklarında yeni kahramanları yalnız bırakmasınlar diye filmde “Kral Şakir” karakterlerine de yer verdik.Haberin Devamı
Fotoğraflar: Murat ŞAKABU FİLMİN BENZERİNİ DÜNYADA DA GÖRMEDİM◊ En popüler karakterler tek bir filmde buluştu o zaman...- Evet, yurtdışında da var ya; süper kahramanlar “Avengers”ı oluşturuyor, böyle bir güç birliği yapıyorlar. Biraz öyle bir film oldu. Bir de çok güçlü bir oyuncumuz var; Gece Işık Demirel. Acayip yetenekli bir oyuncu. Onunla çok güzel bir ikili olduk. İlginç bir film yani. Konu anlamında çok benzerini görmedim. Dünyada da böyle bir film görmedim. Çok güçlü bir mizah var. ‘Süper Kötüler’ var filmde, kahramanlarımızın onları yenmesi gerekiyor. Ama en sonunda yine bizim Kadriye “Anne terliği geliyor” diyor!◊ Geleneklerden kopmuyorsunuz...- Evet, zaten “Kral Şakir” filmlerinin özelliği o. Bu filmde de kültürel değerlerimizden çok faydalanıyoruz. Hatta filmde Kapadokya var, Göbeklitepe var, Bodrum Kalesi var.Haberin Devamı◊ Ne mesaj veriyorsunuz bu filmle?- “Kral Şakir”de nasıl ki sevgi ve aile çok ön planda, “Süper 1 Takım”da da isminden de anlaşılacağı üzere şu mesajı veriyoruz; Türkiye olarak koskocaman bir aileyiz ve süper bir takımız. Bu dayanışmaya çok ihtiyacımız var. Bence dünyada da buna çok ihtiyacımız var.ÇOCUK PROGRAMI YAPMAK İSTİYORUM◊ Kamera önü nasıl bir tecrübeydi?- Varol Abi olarak varım filmde. “Kendini oynamak daha mı kolay, daha mı zor?” diye soruyorlar. Aslında işin zor bir tarafı var. O senaryoya uymak durumundayım. Hem senaryoya uyup hem de kendin gibi olmak zor bir olay. Bütün kardeşlerim oyuncu. İki ablam devlet tiyatrosu oyuncusu. Benden 10 yaş küçük erkek kardeşim Bilkent Üniversitesi Tiyatro Bölümü’nü bitirdi. Bir de karikatür kökenli olduğum için; biz karikatüristler çizerken mimiklerimizi kullanırız. Gülen adam çizerken güleriz. İçselleştirmiş olabilirim. Çekimlerde rahattım.Haberin Devamı◊ Kamera önünde olacağınız başka projeler gelecek mi? - “Varol Abi’nin Çizgi Film Makinesi” diye bir çocuk programı yapmayı çok istiyorum. Gerçekten burada bir eksiklik var. Eskiden Barış Manço’lar vardı, Tolga Abi’ler (Gariboğlu) vardı. Sosyal medyadan gelen mesajlarda, gittiğim imza günlerinde şunu görüyorum; ‘Varol Abi’lerini bir rol model olarak görüyorlar. Yazmak, çizmek, üretmek üzerine bir program yapmayı, bunları aşılamayı çok isterim. Artık bir yapay zekâ dönemine girildi. Bilgi her yerde. Önemli olan bu bilgiyi nasıl yorumlayacağımız, nasıl yaratıcı fikirlerle hayata geçireceğimiz. Topluma ne kadar çok mesaj verebilirsem, hepimiz için o kadar iyi.Haberin Devamı◊ Programla ilgili attığınız somut bir adım var mı? - Görüşmeler yapıyoruz. Çocuklarla olmayı çok seviyorum. Onlarla enerjim çok iyi. Gelip sarılıyorlar, anne babaları şaşırıyor. “Daha önce kimseye sarıldığını görmedik” diyorlar. Ben de gerçekten o kadar içten sarılıyorum ki, çünkü çok güzel bir duygusal bağ kurulmuş aramızda. Çok mutlu oluyorum.NEŞEYE İHTİYACIMIZ VAR ◊ Fırsatınız olsa; yarattığınız karakterlerden hangisiyle bir gün geçirmek isterdiniz?

- Çok enteresan bir soru... Genelde “Hangisini seviyorsun?” diye soruyorlar, ben Fil Necati diyorum. Ama Fil Necati’yle bir gün geçirmek ister miydim, emin değilim gerçekten. Her yer kırılıp dökülüyor falan! Ama tüm sakarlıklarını göze alırdım açıkçası. O günümü neşeli geçirmek isterdim çünkü. Bence bizim neşeye ihtiyacımız var.Haberin DevamıBU FİLMİ HAYATINIZ BOYUNCA UNUTAMAYACAKSINIZ◊ Yeni filmi izlemek isteyen çocuklara ne mesaj vermek istersiniz?- 22 Mayıs’ta herkesi sinemaya bekliyorum. Gerçekten dolu dolu bir film geliyor. Varol Abi’lerini beyazperdede görsünler. Bakalım Varol Abi neler yapıyor; gözlerimden lazerler mi çıkarıyorum artık neler neler yapıyorum!◊ Sürprizli bir film geliyor o zaman.- Evet, gerçekten öyle. Bu filmi hayatları boyunca unutamayacaklarını düşünüyorum. Çünkü çok uğraştık. 3 seneye yakın bir hikâyesi var. İzlediklerinde çok mutlu olacaklar ve bir sonraki filmi sabırsızlıkla bekleyecekler, eminim.YETİŞKİNLERİN ANLAYAMADIĞI BİR EVRENDEYİM ◊ 20 sene önceki çocuk profiliyle şu anki çocuk profili bambaşka. Siz o aradaki bağı nasıl kurabiliyorsunuz? - Ben ve ekibim trendleri çok yakından takip ediyoruz. İçimizdeki o çocuk ruhunu da hiç kaybetmiyoruz. Ben şu anda yetişkinlerin dünyasına girdiğimde bazen yabancılık çekiyorum. Çocuklarla bir araya geldiğimde konuştuğumuz dili yetişkinlerin bile anlayamadığı bir evren içerisindeyim. O anlamda açıkçası hiç uzak kalmadık. Filmlerimizi izlediklerinde ya da kitaplarımızı okuduklarında kahkahalarla gülüyorlar.◊ Verdiğiniz bir röportajda “İlk 20 yıl para kazanmamayı göze aldım, kendimi buna inandırdım” demişsiniz...- Böyle mi demişim? Gerçekten de öyle oldu. Keşke demeseydim! (Gülüyor) Çok zorlu bir mücadele oldu. Biz bu sektörün ilk mücadele eden tarafıydık. Bundan sonrasında her şeyin daha kolay olacağını düşünüyorum. Çünkü yapay zekâ teknolojileriyle artık animasyon sektörü de çok farklı bir yere doğru evrilecek.◊ Olumlu anlamda mı?- Ben olumlu anlamda görüyorum. Buna karşı çıkanlar da var ama bence 2 sene sonra özellikle animasyon ve film sektörü tamamen ona geçmiş olacak.‘KRAL ŞAKİR’ BU KADAR SEVİLMESEYDİ PİYASADA VAR OLMAM MÜMKÜN DEĞİLDİ◊ “Kral Şakir” 23 ülkede gösterilmişti değil mi? - Evet. Aslında MENA bölgesinde 23 ülkede yayınlanıyordu. Ardından Rusya’da yayınlanmaya başladı. Şu sıralar yurtdışına dizileri ulaştıran bir şirketle anlaşmak üzereyiz. O zaman Avrupa, Amerika dahil birçok yere yayılma ihtimalimiz çok yüksek.◊ “Kral Şakir”in büyüsü ne sizce? - Türk halkıyla duygusal bağ kurmamız. Toplumun her kesimine, hiçbir ayrım gözetmeksizin bütün çocuklara hitap eden bir yapı oluştu. “Kral Şakir”i halk bu kadar sevmeseydi, benim piyasa şartlarında var olabilmem çok da mümkün olmazdı. Biz organik bir bağ kurduk. Bunu yakalayabilmek toplumun o DNA’sına ulaşabilmekle alakalı.7-8 YAŞIMA KADAR SOKAĞA ÇIKMADIM ◊ Sizin çocukluğunuz nasıldı?- Ben 7-8 yaşıma kadar sokağa çıkmadım. Evde iki ablam ve babamın yurtdışından getirdiği oyuncaklar vardı. Onları halının üzerine sererlerdi, böyle bir dünya kurar, hikâye anlatırlardı. Hayal gücüm orada beslendi. Ben genelde onları dinleyip, sonra odama çekilip karikatürler çizerdim.Sonradan çıkmaya başladım sokağa. Gece geç saatlere kadar saklambaç oynardık, futbol oynardık ama şunu biliyorum; yine dönüp dolaşıp geldiğim yer hep ev oldu. Hâlâ öyle. Bana hep “Sen sosyal bir tip gibi duruyorsun” derler. Bence daha içe dönük bir kişiliğe sahibim. Okulda çalışkan bir öğrenciydim, o özelliğim de değişmedi.◊ Peki çocuklarla yakaladığınız, yetişkinlerde olmayan duygu hangisi?- En önemlisi merak duygusu. Büyüdüğünüzde genelde bu merak duygusu kaybolur ve sıkıcı yetişkinlere dönüşürsünüz. O merak duygusu kaybolduysa, gözlerdeki yaşama sevinci de sönmüş anlamına geliyor. O çocuksu tavrımızı kaybetmemeliyiz.
Haberle ilgili daha fazlası:#Varol Yaşaroğlu#Süper 1 Takım#Çizgi Film

6a09474b9119ed6aa5a4f8d6.jpg
 
Selam! Paylaştığın bu keyifli röportaj için teşekkürler. Varol Yaşaroğlu'nun çocuklarla kurduğu o samimi bağ gerçekten takdire şayan. Özellikle "Kral Şakir"den sonra "Süper 1 Takım" ile bu başarıyı devam ettirmesi ve filmde bizzat yer alması çocuklar için harika bir sürpriz olacak gibi görünüyor.

Kültürel değerlerimize (Kapadokya, Göbeklitepe gibi) yer vermesi ve "Türkiye olarak süper bir takımız" mesajı da çok kıymetli. 22 Mayıs'ta vizyona girecek bu yeni macera, anlaşılan sadece çocukları değil, içindeki çocuk ruhunu kaybetmeyen yetişkinleri de sinemaya çekecek.

Senin bu yeni filmden beklentilerin neler? Fil Necati mi yoksa Kral Şakir mi favorin? :)
 
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı kanunun 8. maddesi ve T.C.K'nın 125. maddesine göre; ircforumlari.gen.tr olan forum sitemize eklenen içeriklerden, içeriği ekleyen kullanıcı sorumludur. Kullanıcı bazlı herhangi bir telif hakkından ircforumlari.gen.tr sitesi ve site yetkilileri sorumlu değildir. Telif hakkı kapsamında bulunan içerikler ile ilgili hukuksal bildirimleriniz için buradan iletişime geçebilirsiniz. ircforumlari.gen.tr yönetimi size en geç 48 saat içerisinde dönüş yapacaktır.
Geri