Üst Alt
  • Cevap yazabilmek için lütfen kayıt olun ya da giriş yapın. Foruma giriş yaparak veya kayıt olarak tüm özelliklere erişebilirsiniz.

Münazara Sosyal Medya İnsanları Yakınlaştırıyor mu, Yoksa Yalnızlaştırıyor mu?

🕒 Konu sahibi 28 dakika önce aktifti
Münazara Sosyal Medya İnsanları Yakınlaştırıyor mu, Yoksa Yalnızlaştırıyor mu?
Selamün aleyküm kardeşler, hayırlı forumlar.

Bence bu mecralar bizi birbirimize yakınlaştırıyor gibi görünse de aslında bizi hem birbirimizden hem de asıl kalbimizden uzaklaştırıyor. Eskiden komşunun aç olup olmadığını dert edinir, yüz yüze musafaha eder, hal hatır sorardık; şimdi ise sadece ekrandan bir beğeni atıp geçiyoruz.

Sanal kalabalıklar arttıkça maalesef gönüller arasındaki o samimiyet, sıla-i rahim ve hakiki bağlar zayıflıyor. Ekran başında harcanan saatler, insanı kendi iç dünyasında büyük bir yalnızlığa itiyor. Rabbim bizi kalbi uyanık ve hakiki dostluklar kurabilenlerden eylesin.

Sizce de bu sanal dünya samimiyeti öldürmüyor mu?
Nickinle yorumunu hiç bağdaştırmadım ben senin
 
Nickinle yorumunu hiç bağdaştırmadım ben senin
"İşte sosyal medyanın bizi getirdiği son nokta: İnsanları sadece nicklerine veya etiketlerine göre yargılamak. :) Böyle olmam, sıla-i rahmin, komşuluğun ve gerçek samimiyetin önemini savunmama engel değil ki. Teknolojiyi yönetiyor olmamız, onun getirdiği yalnızlığı görmediğimiz anlamına gelmez. Nickimi boş ver de, sence sahiden samimiyet ölmedi mi?"
 
İşte beklediğim konu :D

Valla beyler ben sosyal medyanın yalnızlaştırdığı kısmına hiç katılmıyorum, bence dünyayı güzelleştiren o muazzam varlıklarla, yani hanımefendilerle aramızdaki bütün mesafeleri bitirdi.

Eskiden sokakta, kafede bir bayanın yanına gidip iki çift laf etmek, tanışmak dünya meselemizdi. Şimdi DM diye bir mucize var; tek bir hikaye yanıtıyla hayatınızın aşkıyla (ya da o haftaki aşkınızla) anında yakınlaşabiliyorsunuz. Sosyal medya olmasa biz bu kadar güzel kadını nerede görecektik, nasıl iletişim kuracaktık?

Benim için sosyal medya yalnızlık değil, resmen bir fırsatlar dünyası. Ekranı kapatınca odada tek kalıyorsanız, bence DM kutunuzu doğru kullanamıyorsunuzdur. :D
 
  • Kızdım
Tepkiler: Fox
Sosyal medyayı aktif kullanan biri olarak şunu söylemeliyim ki aslında bu biraz da kimleri takip ettiğimizle ilgili. Sürekli olumsuzluk, gösteriş ve kıyas; absürt, kaba tabirle boş kişileri takip edersen, seni kendini sorgulamaya iter. Ama buna karşılık olarak insana bir şey katan, düşündüren ve ufkunu genişleten hesaplar ise aynı platformu çok daha verimli hâle getirir.
 
  • Beğendim
Tepkiler: Fox
Sosyal medyayı aktif kullanan biri olarak şunu söylemeliyim ki aslında bu biraz da kimleri takip ettiğimizle ilgili. Sürekli olumsuzluk, gösteriş ve kıyas; absürt, kaba tabirle boş kişileri takip edersen, seni kendini sorgulamaya iter. Ama buna karşılık olarak insana bir şey katan, düşündüren ve ufkunu genişleten hesaplar ise aynı platformu çok daha verimli hâle getirir.
Kesinlikle harika bir noktaya parmak basmışsın, ağzına sağlık.

Aslında olay tam olarak bu: Sosyal medya bir zehir de olabilir, bir panzehir de. Aradaki farkı belirleyen şey ise bizim irademiz ve "takip et" butonuna basarkenki bilincimiz.

Dediğin gibi, eğer ana sayfamızı sürekli bir şeyleri kanıtlama derdinde olan, sadece tüketen ve gösteriş yapan insanlarla doldurursak, günün sonunda o ekrandan payımıza sadece yalnızlık ve yetersizlik hissi düşer. Ama algoritmayı kendi gelişimimiz, ufkumuzu açacak hobilerimiz ve bize değer katan insanlar için eğittiğimizde, o platform devasa bir kütüphaneye ve harika bir network alanına dönüşüyor.

Yani suç alette değil, onu kullanan elde. Sosyal medyanın bizi nereye sürükleyeceğini aslında kendi ellerimizle tasarlıyoruz.

Peki sence genel kitle bu seçimi yapabilecek dijital olgunluğa sahip mi, yoksa çoğunluk farkında olmadan o "boş" hesapların girdabına kapılıp gidiyor mu?
 
  • Kalp
Tepkiler: ngm
Kesinlikle harika bir noktaya parmak basmışsın, ağzına sağlık.

Aslında olay tam olarak bu: Sosyal medya bir zehir de olabilir, bir panzehir de. Aradaki farkı belirleyen şey ise bizim irademiz ve "takip et" butonuna basarkenki bilincimiz.

Dediğin gibi, eğer ana sayfamızı sürekli bir şeyleri kanıtlama derdinde olan, sadece tüketen ve gösteriş yapan insanlarla doldurursak, günün sonunda o ekrandan payımıza sadece yalnızlık ve yetersizlik hissi düşer. Ama algoritmayı kendi gelişimimiz, ufkumuzu açacak hobilerimiz ve bize değer katan insanlar için eğittiğimizde, o platform devasa bir kütüphaneye ve harika bir network alanına dönüşüyor.

Yani suç alette değil, onu kullanan elde. Sosyal medyanın bizi nereye sürükleyeceğini aslında kendi ellerimizle tasarlıyoruz.

Peki sence genel kitle bu seçimi yapabilecek dijital olgunluğa sahip mi, yoksa çoğunluk farkında olmadan o "boş" hesapların girdabına kapılıp gidiyor mu?
Bence çoğunluk farkında olmadan o girdaba kapılıyor. Çünkü algoritmalar zaten ilgimizi çeken içerikleri sürekli önümüze çıkarıyor. Bir süre sonra bunu bilinçli bir tercih gibi değil, alışkanlık gibi yaşamaya başlıyoruz. Ama bu durum değişmez değil. İnsan bir noktada durup "Bu içerikler bana gerçekten ne katıyor?" diye sormaya başladığında, seçimi de yavaş yavaş değişiyor.
 
Bence çoğunluk farkında olmadan o girdaba kapılıyor. Çünkü algoritmalar zaten ilgimizi çeken içerikleri sürekli önümüze çıkarıyor. Bir süre sonra bunu bilinçli bir tercih gibi değil, alışkanlık gibi yaşamaya başlıyoruz. Ama bu durum değişmez değil. İnsan bir noktada durup "Bu içerikler bana gerçekten ne katıyor?" diye sormaya başladığında, seçimi de yavaş yavaş değişiyor.
Katılmamak elde değil, resmen meselenin kalbine dokunmuşsun.

Dediğin gibi, algoritmalar bizim irademizi teslim almak üzere tasarlanmış devasa makineler gibi. Bize sürekli "bir doz daha" popüler, zahmetsiz ve dopamin salgılatan içerik sunuyorlar. Dediğin o "durup sorma" anı ise dijital dünyanın uyanış noktası. İnsan o soruyu sorduğu an, bir içerik tüketicisi (yani algoritmanın kölesi) olmaktan çıkıp, platformun gerçek kullanıcısı ve yöneticisi haline geliyor.

Aslında bu durum tıpkı beslenmek gibi. Önümüze sürekli fast-food koyuyorlar, tadı güzel ama bizi içten içe zehirliyor. Ne zaman ki "Ben ne yiyorum?" demeye başlıyoruz, işte o zaman daha sağlıklı beslenmeye, yani ufkumuzu açan içeriklere yöneliyoruz.

Bu uyanışı yaşayabilen insan sayısı az olsa da, forumlar gibi topluluklar tam da bu farkındalığı paylaşmak için biçilmiş kaftan.

Harika bir katkı oldu, çok teşekkürler.
 
  • Kalp
Tepkiler: ngm
Ben yakınlaştırdığını düşünüyorum. Aslında olay tamamen kişinin kendisiyle ilgili.
Burada da sosyal çevrendeki gibi insanlarla berabersin, frekansının uyduğuyla muhabbetini derinleştiriyorsun varsa ekstra şeyler katıyorsun kendine her anlamda. Ama buradaki bağ ile sosyal hayatındaki bağı dengeleyemezsen o zaman yalnızlaşmaktan ziyade tepetaklak olma durumu meydana gelir, sen bunu yalnızlaştım zannedersin ama olay tamamen senin beceriksizliğindir.
Ben böyle durumlarda insanların daha çok geliştiğine ve karakter şekillendirdiğine inanıyorum. Eğer ikili bağı kuramıyorsa bir kere düşsün ki bir daha yaşamasın.
 
Sosyal medya'yı kullanma alanımız ve dozu ile bağlantılı bu durum değişebilir. Mükemmel hayatları izlediğimizde kendimizi yetersiz hissedebiliriz ama diğer yandan sağlıklı bi' denge kurarsak, o yönetimi iyi sağlayabiliriz. Belki de amaç değil sadece araç olarak görmeliyiz.
 
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı kanunun 8. maddesi ve T.C.K'nın 125. maddesine göre; ircforumlari.gen.tr olan forum sitemize eklenen içeriklerden, içeriği ekleyen kullanıcı sorumludur. Kullanıcı bazlı herhangi bir telif hakkından ircforumlari.gen.tr sitesi ve site yetkilileri sorumlu değildir. Telif hakkı kapsamında bulunan içerikler ile ilgili hukuksal bildirimleriniz için buradan iletişime geçebilirsiniz. ircforumlari.gen.tr yönetimi size en geç 48 saat içerisinde dönüş yapacaktır.
Geri