Okul Öncesi Çocukları Dinliyor Muyuz?
- Katılım
- 8 Nis 2026
- Mesajlar
- 141
- Tepkime puanı
- 235
- Cinsiyet
- Kadın
Okul öncesi öğretmeni olarak velilerle iletişim hâlinde olduğumuz birçok an oluyor. Bu görüşmeler sırasında bazen tebessümle fark ettiğim bir durum var: Çocuklar heyecanla bir şey anlatmak isterken, farkında olmadan sözlerinin kesildiğine ya da "Tamam, sonra anlatırsın" denilerek susturulduğuna şahit olabiliyoruz. Elbette bunu çoğu zaman kötü bir niyetle değil; günlük hayatın telaşı, yorgunluk veya yetişkinlerin kendi gündemleri nedeniyle yapıyoruz. Ancak bazen küçük gibi görünen bu anlar, çocukların dünyasında düşündüğümüzden daha büyük bir yer tutabiliyor.
Çünkü çocuklar yalnızca konuşmak için değil, anlaşılmak için de konuşurlar. Bir çocuğun anlattığı küçük bir olay, yetişkinlere önemsiz gelebilir; fakat onun dünyasında büyük bir anlam taşıyabilir. Dinlendiğini hisseden çocuk, kendisini ifade etme konusunda daha cesur olur, özgüveni gelişir ve çevresiyle daha sağlıklı ilişkiler kurar. Buna karşılık sürekli sözü kesilen veya yeterince dinlenmediğini düşünen çocuklar zamanla düşüncelerini paylaşmaktan çekinebilir.
Bu noktada hem ailelere hem de okul öncesi öğretmenlerine önemli sorumluluklar düşmektedir. Çocukların yalnızca fiziksel ihtiyaçlarını karşılamak değil, duygu ve düşüncelerine de değer vermek gerekir. Evde ebeveynlerin, okulda ise öğretmenlerin çocuğu sabırla dinlemesi; kendisini ifade etmesine fırsat tanıması ve söylediklerini önemsemesi, sağlıklı gelişimin önemli parçalarından biridir. Çünkü çocuklar, dinlendiklerini hissettikleri ortamlarda kendilerine daha fazla güvenir, iletişim becerilerini geliştirir ve duygularını daha rahat ifade ederler. Bazen bir çocuğun ihtiyacı olan şey bir öğüt ya da çözüm değil; onu gerçekten dinleyen bir yetişkinin varlığıdır.
𝓿𝓵𝓭𝓷𝓓..
Çünkü çocuklar yalnızca konuşmak için değil, anlaşılmak için de konuşurlar. Bir çocuğun anlattığı küçük bir olay, yetişkinlere önemsiz gelebilir; fakat onun dünyasında büyük bir anlam taşıyabilir. Dinlendiğini hisseden çocuk, kendisini ifade etme konusunda daha cesur olur, özgüveni gelişir ve çevresiyle daha sağlıklı ilişkiler kurar. Buna karşılık sürekli sözü kesilen veya yeterince dinlenmediğini düşünen çocuklar zamanla düşüncelerini paylaşmaktan çekinebilir.
Bu noktada hem ailelere hem de okul öncesi öğretmenlerine önemli sorumluluklar düşmektedir. Çocukların yalnızca fiziksel ihtiyaçlarını karşılamak değil, duygu ve düşüncelerine de değer vermek gerekir. Evde ebeveynlerin, okulda ise öğretmenlerin çocuğu sabırla dinlemesi; kendisini ifade etmesine fırsat tanıması ve söylediklerini önemsemesi, sağlıklı gelişimin önemli parçalarından biridir. Çünkü çocuklar, dinlendiklerini hissettikleri ortamlarda kendilerine daha fazla güvenir, iletişim becerilerini geliştirir ve duygularını daha rahat ifade ederler. Bazen bir çocuğun ihtiyacı olan şey bir öğüt ya da çözüm değil; onu gerçekten dinleyen bir yetişkinin varlığıdır.
𝓿𝓵𝓭𝓷𝓓..