Sedh
Elmas Üye
- Katılım
- 4 Haz 2020
- Mesajlar
- 32,678
- Tepkime puanı
- 10
- Puan
- 38
Konu Sahibi
Selçuk Bö[email protected]şturulma Tarihi: Aralık 06, 2025 07:00ABD’NİN 2025 Ulusal Güvenlik Stratejisi Ankara’da “Türkiye’nin bölgesel ve küresel denklemde ağırlığının belirgin biçimde arttığı” değerlendirmelerine neden oldu.
Haberin DevamıAnkara’da yapılan değerlendirmelerde şu unsurlara dikkat çekiliyor:- “Strateji belgesinde Avrupa’nın ekonomik güç kaybı, düşük savunma kapasitesi ve kültürel–ideolojik kriz içinde olduğu belirtiliyor. ABD’nin artık Avrupa’yı ‘güvenilir bir sütun’ olarak görmediği ifade edilirken, bu durum Türkiye’nin askeri ve kültürel kapasitesine dayalı dengeleyici rolünü güçlendiriyor. ABD’nin Ukrayna’da ‘hızlı ateşkes’ istediği vurgusu da Ankara’nın diplomasideki önemini artırıyor.- Washington, Ortadoğu’nun artık birincil öncelik olmadığını ilan ederken, ABD’nin boşalttığı alanı Türkiye’nin doldurabileceği belirtiliyor. Belgede İran’ın zayıflatıldığına dair ifadeler yer alıyor; bu da Türkiye’yi bölgede doğal dengeleyici aktör konumuna taşıyor. - Stratejide ABD’nin enerji ihracatı ve küresel enerji üstünlüğünü öncelik olarak tanımlaması, Türkiye’nin Doğu Akdeniz–Irak–Kafkasya enerji hatlarında daha kritik rol üstlenmesine zemin hazırlıyor.Haberin Devamı- Çin’in küresel enerji kaynaklarına erişimini sınırlamak isteyen Washington’ın, Türkiye’yi enerji düğümünde stratejik ortak olarak konumlandırabileceği değerlendiriliyor. ABD stratejisinin merkezine oturan Çin rekabeti, Türkiye’yi Avrasya’da kritik konuma taşıyor. Washington’un Çin’i bölgeden itmek için Türkiye’yi vazgeçilmez transit hat ve üretim üssü olarak görebileceği belirtiliyor. Buna karşın, Kuşak-Yol dengesi ve Çin teknoloji şirketleriyle ilişkilerde Türkiye üzerindeki ABD baskısının artabileceği öngörülüyor.- Göç açık şekilde ‘ulusal güvenlik tehdidi’ olarak tanımlanıyor. Bu yaklaşımın, Türkiye–ABD ilişkilerinde göç diplomasisi başlığını güçlendireceği; Türkiye’nin göçmen yükü ve sınır güvenliği üzerinden daha fazla stratejik pazarlık alanı kazanacağı ifade ediliyor.- ABD’nin müttefiklerden daha fazla savunma harcaması ve ‘yük transferi’ talep etmesi, Türkiye’nin savunma sanayisi kapasitesini Washington açısından daha değerli kılıyor.Gözden KaçmasınSürece sahip çıkmak sadece AK Parti ile MHP’nin görevi miHaberi görüntüle- ABD’nin 2025 stratejisi, Avrupa’nın zayıfladığı, ABD’nin çekildiği, Çin’in yükseldiği yeni bir düzen öngörüyor. Bu denklemde Türkiye; ABD ile pazarlık gücünü artıran, bölgesel oyun kuruculuğu belirgin şekilde yükselen, enerjiden savunmaya birçok alanda merkezi aktör olarak konumlanıyor.”
Haberle ilgili daha fazlası:#ABD Ulusal Güvenlik Stratejisi#Türkiye'nin Bölgesel Rolü#Avrupa'nın Ekonomik Kayıpları
Bu Haber Hurriyet.com.tr'den Alıntılanmıştır. Kaynak: Hürriyet - Haber, Son Dakika Haberler, Güncel Gazete Haberleri
Haberin DevamıAnkara’da yapılan değerlendirmelerde şu unsurlara dikkat çekiliyor:- “Strateji belgesinde Avrupa’nın ekonomik güç kaybı, düşük savunma kapasitesi ve kültürel–ideolojik kriz içinde olduğu belirtiliyor. ABD’nin artık Avrupa’yı ‘güvenilir bir sütun’ olarak görmediği ifade edilirken, bu durum Türkiye’nin askeri ve kültürel kapasitesine dayalı dengeleyici rolünü güçlendiriyor. ABD’nin Ukrayna’da ‘hızlı ateşkes’ istediği vurgusu da Ankara’nın diplomasideki önemini artırıyor.- Washington, Ortadoğu’nun artık birincil öncelik olmadığını ilan ederken, ABD’nin boşalttığı alanı Türkiye’nin doldurabileceği belirtiliyor. Belgede İran’ın zayıflatıldığına dair ifadeler yer alıyor; bu da Türkiye’yi bölgede doğal dengeleyici aktör konumuna taşıyor. - Stratejide ABD’nin enerji ihracatı ve küresel enerji üstünlüğünü öncelik olarak tanımlaması, Türkiye’nin Doğu Akdeniz–Irak–Kafkasya enerji hatlarında daha kritik rol üstlenmesine zemin hazırlıyor.Haberin Devamı- Çin’in küresel enerji kaynaklarına erişimini sınırlamak isteyen Washington’ın, Türkiye’yi enerji düğümünde stratejik ortak olarak konumlandırabileceği değerlendiriliyor. ABD stratejisinin merkezine oturan Çin rekabeti, Türkiye’yi Avrasya’da kritik konuma taşıyor. Washington’un Çin’i bölgeden itmek için Türkiye’yi vazgeçilmez transit hat ve üretim üssü olarak görebileceği belirtiliyor. Buna karşın, Kuşak-Yol dengesi ve Çin teknoloji şirketleriyle ilişkilerde Türkiye üzerindeki ABD baskısının artabileceği öngörülüyor.- Göç açık şekilde ‘ulusal güvenlik tehdidi’ olarak tanımlanıyor. Bu yaklaşımın, Türkiye–ABD ilişkilerinde göç diplomasisi başlığını güçlendireceği; Türkiye’nin göçmen yükü ve sınır güvenliği üzerinden daha fazla stratejik pazarlık alanı kazanacağı ifade ediliyor.- ABD’nin müttefiklerden daha fazla savunma harcaması ve ‘yük transferi’ talep etmesi, Türkiye’nin savunma sanayisi kapasitesini Washington açısından daha değerli kılıyor.Gözden KaçmasınSürece sahip çıkmak sadece AK Parti ile MHP’nin görevi miHaberi görüntüle- ABD’nin 2025 stratejisi, Avrupa’nın zayıfladığı, ABD’nin çekildiği, Çin’in yükseldiği yeni bir düzen öngörüyor. Bu denklemde Türkiye; ABD ile pazarlık gücünü artıran, bölgesel oyun kuruculuğu belirgin şekilde yükselen, enerjiden savunmaya birçok alanda merkezi aktör olarak konumlanıyor.”
Haberle ilgili daha fazlası:#ABD Ulusal Güvenlik Stratejisi#Türkiye'nin Bölgesel Rolü#Avrupa'nın Ekonomik Kayıpları
Bu Haber Hurriyet.com.tr'den Alıntılanmıştır. Kaynak: Hürriyet - Haber, Son Dakika Haberler, Güncel Gazete Haberleri